Sitelerimizin Bahçelerinde Güller Açarken Ne Olacak Bu Sahillerimizin Hali?

apartman yöneticisi

Gayrimenkul sektöründeki tecrübelerini ve akademik çalışmalarını sizlerle paylaşmaktan keyif alan Aylin İlgen sizler için yazıyor.

Merhaba sevgili okurlar; sadece benim değil, bir çoğumuzun içini parçalayan sinirlerini hoplatan bir takım resimler paylaşıyorum bu haftaki yazımda.

Vatan CENNET ama kıymetini bilmiyoruz.

Bu resimler 12.06.2017 tarihinde sabah 09.30 da Kartal sahilinde çekildi. Bir önceki akşam yani Pazar günü ise sahilden geçerken yeşilliklerde 1 kişilik bile boş yer kalmamış, her yerden mangal dumanları yükseliyordu. Sabah ki durum ise yanda…

Ayıp diyorsunuz, pes diyorsunuz ama gerçek bu, kendi gözlerimle gördüm ve fotoğraflarını çektim. Bir insanın kendi çöpünü toplayıp çöp bidonuna atması ne kadar zor olabilir ki? Sadece poşete koymak ve kenara bırakmak yetmez, kediler köpekler kargalar poşetleri kolayca parçalayıp çöplerin sokaklara dağılmasına sebep olabiliyor. Kendinizi düşünmüyorsanız ertesi gün yine o sahile gelip burada oynayacak çocuklarınızı düşünün ve yapmayın… Lütfen…

Geçtiğimiz haftalarda sahilde mangal yapılmasın diye bir imza kampanyası başlatılmıştı. İmzaladık ama tabiki bir netice alamadık. Ancak ben bu imzamdan vazgeçtim, en iyisi sahile sadece çocukları alsınlar. Yetişkinlerin pisliklerinden uzak, masumca ve tertemiz gönüllerince oynayıp koşsunlar. Çünkü büyükler her zamanki gibi yine onların dünyasını kirletiyor maalesef.

Sanki sahillerin tek amacı mangal yapmakmış gibi bir akım başladı. Hem de sadece sahil kısmında değil, orada yer bulamayan sahilin karşı tarafında, güzelim evlerin duvarının dibinde mangal yakıyorlar. Hani o milyon dolarlara alınan ancak kokudan dolayı camını bile açamadıkları evler… Kimileri bu da bir şey mi adamlar kaldırımın üzerinde bile yapıyor dediğini duyar gibiyim. Haklısınız sınır tanımayan ve ahlaki kurallardan vicdandan yoksun bir kesim ile karşı karşıyayız. Eskiden bir takım ahlaki duygular vardı. Ulu orta öyle herkesin alamayacağı türden yemekler yenmezdi. Tok olan aç olanın da halinden anlardı. Ama şimdi durum bambaşka, sadece kendini düşünen bencil bir kesim oluştu son yıllarda. İşin kötü yanı ise çocuklar da büyüklerden ne görüyorsa onu yapıyorlar, kaba ve saygısızlar. Sahildeki bankların üzerine ayakkabıları ile basıp sırt koyma yerine oturup, çitledikleri çekirdeklerin kabuklarını tükürerek yere atıyorlar. Uyarmak istediğinizde ise “sanane” kelimesi o kadar masumane kalıyor ki; kadın erkek genç ya da yaşlı demeden hakaret ediyorlar. Eskiden bir büyüğümüz bizi uyardığında böyle cevap vermek terbiyesizlikti ve ailemiz de gereken cezayı evde verirdi. Şimdi çocuk saygısızlık yapıyor ama arka tarafta çimenlerin üzerine yayılmış anne babadan hiç tepki ya da bir uyarı gelmiyor. Bu da eğitim konusunda daha çok uzun yol almamız gerektiğinin bir göstergesi.

apartman yönetimi

Peki ne yapabiliriz; çünkü bu çirkin görüntü bütün yaz boyunca sürecek gibi ve bizim bir çözüm üretmemiz gerekiyor.

Sevgili okurlar, lütfen sizler de bu konuyla ilgili çözüm önerilerinizi bizimle paylaşın ki hep birlikte elele vererek temiz sahiller için bir hareket başlatabilelim.

Genel olarak sahillerde yürüyüş kısmında küçük çöp kutuları bulunmaktadır. Acaba çöp toplama alanları belirlenip büyük çöp konteynerları konulamaz mı? Ancak bununla ilgili iki handikap bulunuyor; birincisi bizim insanımız çok temiz olduğundan! çöp konteynerına elini sürmemek için yine gelip çöp poşetini içine değil dışına atar. İkinci sorun ise terör tehditinin yüksek olduğu bir ülke olduğumuzdan bomba koyulması gibi bir risk de doğurabilir.

Alternatif olarak ne yapabiliriz? Yıllar evvel biz Kozyatağı gönüllüleri olarak evlere renkli çöp poşetleri dağıtmıştık, cam ve plastik çöplerin ayrı poşetlere konulması için. Yine her ilçenin kendi gönüllüleri sahilde piknik yapanlara büyük kalın poşetlerden dağıtabilir. Çünkü herkes market poşetlerine çöp koyuyor ve çoğu zaman hem altı yırtık olduğundan çöp suları akıyor hem de çok çabuk yırtılabiliyor. Ancak düzenli olarak birkaç hafta sonu (cumartesi ve pazar günleri) kalın poşetlerden dağıtarak hem de o esnada kişilere tatlı bir dille bilinçlendirme amaçlı açıklama yapılarak belki bu konuda yol alabiliriz.

Sitelerimizin içinde, apartmanların balkonlarında rengarenk çiçekler içimize neşe aşılıyorken, neden sokaklarımız ve sahillerimiz de böyle olmasın. Evimizi temiz tutarken aynı duyarlılığı çevremize karşı da göstermek bir vatandaşlık görevi değil midir? Belediyenin temizlik işçileri elbette çalışıyor ancak onların görevi başkalarının etrafa saçılmış çöplerini tek tek sokaktan toplamak değil. Oysa belediyeler ne kadar güzel çiçekler ekmiş her yere. Gerçi gece gelip belediyelerin ektiği çiçekleri söküp çalan ve kendi bahçesine balkonuna ekenler de yok değil ama işte her şeye bir çözüm bulmak ne yazık ki ülkemizde oldukça zor görünüyor.

Sizlerin yorumları ve katılımları bizim için önemli olduğundan çözüm önerilerinizi iletmenizi rica ediyoruz.

Sevgiyle kalın,

Aylin İlgen

aylin@aylinilgen.com

Aylin İlgen

Aylin İlgen

Gayrimenkul sektöründeki tecrübelerini veakademik çalışmalarını sizlerle paylaşmaktan keyif alan Aylin İlgen sizler için yazıyor.
Aylin İlgen
BENZER YAZILAR