Kıyamet Koptuktan Sonra Yapılmış Gibi: Oakley Headquarters

Kıyamet Koptuktan Sonra Yapılmış Gibi: Oakley Headquarters

Dünyaca ünlü göz aksesuarı markası Oakley’in Kaliforniya, Foothill Ranch’ta bulunan genel merkezi, mimarlık açısından sıra dışılığın zirvesine oynuyor. Binanın tamamı tasarım harikası eşyalarla döşenmiş olması ile öne çıkıyor.

Oakley Headquarters’ın ağır ve işaretsiz kapılarının öteki tarafına geçiyoruz. İç kısmın katedralli tavanı ve perçinlenmiş çelik odaları, büyük bir gezegenler arası istasyon için hazırlanmış hava kilidiyle kaplı gibi duruyor. Mekandaki dört adet B-52 model fırlatmalı koltuk, yabancı düşmanlar için hazırlanmamış ama ürkütücü bir ortamda sörf yapmak isteyenler için buradan daha uygun bir yer olamazdı.

Her konuda takıntılılar

Oakley firması resmi formalitelere uymama yönüyle gurur duyuyor. Bu gelenekselliğin uzağındaki merkezin ilk mimarı olan Oakley’in Başkanı Colin Baden, “Şirketimizi tamamlayan her konuda çok takıntılıyız. Tasarım konusunda bu kadar azimli olmasaydık merkez böyle bir yer olamazdı.” diyor.

Bu farklı tarzı oluşturmak ve kontrol etmek için Ar-Ge, tasarım, tanıtım, hatta reklam ve pazarlama faaliyetlerini de Oakley yapıyor. Ayrıca gözlük imalat ve dağıtım işlerinin de çoğunluğunu firmanın kendisi gerçekleştiriyor. Bu obsesif kompülsif eğilimler, dünyadaki en büyük gözlük şirketi Milano merkezli Luxottica Group’un şık ve fütüristik formlarıyla tanınan Oakley’i satın almasını sağlamış.

Mimarlıktan şirket başkanlığına

Baden, şirketin kurucusu Jim Jannard’ın evinin tasarımıyla ilgili danışmanlık yaparken, firma için işlere koyulmuş. “Tasarımın yarısını yaptıktan sonra vazgeçip onların tamamını parçaladık!’’diyen Colin Baden, yapıyı daha sonra küçük bir zamanda tasarladıklarının da altını çiziyor.

“Blade Runner” filminden esinlenerek farklı tasarımlar isteyen Jannard’ın şirket merkezini, henüz kendi evinin dizaynı tamamlanmamışken teslim eden Baden, “Biz, bizden binlerce yıl önce inşa edilmiş şeylerle ilgili gelişmiş tasarımlar yapmıyoruz.” diyerek noktayı koyuyor.

1996’da Oakley Headquarters’a tasarımcı olarak gelen Baden 1999’da firmanın başkanı oldu. Baden, 1940’ların kereste fabrikalarının estetiğini yansıtan tasarım çalışmalarıyla biliniyor. Malzemelerde çelik imalatının çoğu Washington’un Tacoma şehrindeki endüstriyel gemi inşaatçıları tarafından yapıldı. Baden, aynı zamanda büyük egzoz supaplarını içeren endüstriyel kalıntılardan da faydalandı. Tasarımlarında absürtlüğü artırmak için abartılı büyük cıvatalar ve perçinler kullandı.

Film platosunu andırıyor

Tuhaf görünüyor olsa da, binanın tamamına yerleştirilen mermilerin, torpidoların ve kamuflajın cephaneliği, modaya özgü ve filozofik duruyor. Şirket iki farklı kitleye hizmet veriyor: sporcular ve orduyla kolluk kuvvetleri. Şirketin bu kurumların göz aksesuarları ve ayak giysileri sözleşmesini elinde bulundurması sektörü kıskandırırken, firma bu kurumlarla zamanla iç içe geçmiş.

Baden, torpido biçimli eşyaların tasarım açısından çok karizmatik olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürmüş: “İstesek lobiye Herman Miller marka lüks koltuklar da koyabilirdik ama şu B-52 model fırlatmalı koltuklar etkileyicilik açısından çok daha akılda kalıcı duruyor.” Oakley şu anda marka değeri kadar, film platosunu andıran merkez ofisiyle de çok konuşuluyor.

 

BENZER YAZILAR