İşten Eve, Evden İşe!

İşten Eve, Evden İşe!

Milliyetemlak.com Saha Satış Müdürü Kıvanç Yılmaz sizin için yazıyor:

Bugünlerde ve her zamanki gibi trafik akmıyorken, genel anlamda standart araçların çevrelediği, bildiğimiz yollarda gidip gelirken, yaptığımız işlerin farkına varmaya çalıştığımın farkına vardım.

Neler yapıyorduk bu standardın da standardı yaşantımızda ve ne katkı sağlıyorduk insanlığa? Sonra farkına varmaya çalıştığım bu fayda sağlama sorgulamasında, kendime haksızlık ettiğimi, insanlığa katkı sağlayacak bir şeyler yapmanın bu git-gel Konya altı saat yaşantımızda pek mümkün olmadığının farkına vardım. Aslında pek de farkına varılacak bir durum da yoktu ortada. Sonuç olarak, iş yapıyorduk işte. Diye düşündüm ancak akabinde bu farkındalığı da sorgulamaya başladım.

Her gün evden işe, işten eve, düzenli ve neredeyse, keskin bir kesinlikle sabit metreküplerde karbon salınımıyla ozona minik minik çentikler atmaya, kafamı açmak için, kahve-sigara başlangıcından sonra, koşa koşa kartımı okutarak, asansörle çıktığım katta masama oturup, maillere merhaba deyip, benim için büyük ama insanlık için küçük işler halletmeye, bu işleri hallederken, öğlen ne yiyeceğime ya da yiyip yemeyeceğime karar vermeye çalışırken strese girmeye… Yorgunluk deniyor. Ne garip, hiç de yorulacak şeyler yapmıyor olsak da!

”Sadece insanlığa, moralite ya da pozitif bilimlere katkıda bulunmak amacıyla yaptığım bunca şey hiçbir fark yaratmıyor Dünya’da İnsanlık bu çabalarımı anlayamıyor!” demek isterdim. Ama bir bakalım, kendimize haksızlık etmeden önce, başka insanların da işlerine bakalım ne gibi bir getirisi var insanlığa?

Misal, Elon Musk. Abartılı olmadı, O da işine gidiyor ve evine dönüyor. Nedir yani en nihayetinde? Ama bakıyorsunuz, biz maillerimizi kontrol edip bir takım devasa problemleri çözmeye, korkunç, manyak hedefleri yakalamaya çalışırken, o uzaya mühendislerine yaptırdığı mekik içinde yine mühendislerine yaptırdığı arabayı göndermeye çalışıyor.

Yani, aslında, demek istediğim; işimizi yaparken amacımız, geçekten de işimizi yapmak mı? Yoksa Evrimsel Hümanizm’in bir sonucu olarak sınıfsal katmanlarımızda, kendi kabuğumuzu kırmaya çalışarak, yengeçler gibi yan yan yürüyerek ileri gitmeye çalışmak mı?

İstanbul, trafiğin en yoğun yaşandığı, hatta fenomen olarak yaşamımızın, vücut kimyamızın bir parçası olduğu bir şehir. Biz bu şartlarda, haber peşinde koşmaya, değerli müşterilerimize yetişmeye çalışırken, başka yerlerde (Ülkemiz de dâhil) başka türlü insanlar, bambaşka işler yapıyor ve hayatı kolaylaştırıyor.

Evet, Musk’ın uzaya Tesla göndermesi abartı bir örnek gibi görünebilir ancak Milliyet Emlak’ın 3D ev gezmeye olanak sağlayan ilanları tam da bu işe yarayan bir olgu. Henüz Türkiye’de kimse bunu düşünmemişken, kullanıcıların hizmetine sunduğu bu güzel uygulama, alkışı hak etmenin ötesinde, belli kültürel seviyelerin üzerine çıkarıyor yaşam kalitemizi. Hiçbir yere gitmeden, her yere gidebiliyoruz. Evet, birçok markanın, başka bir şehirdeyken bile evinizin kombi ısı ayarlarını değiştiriyor olabilmenizi sağlaması da buna bir örnek.

Hatta şimdi en az aklı olan telefonlarımızdaki navigasyon uygulamaları, belki de son on yılın biz ağır işçilerinin hizmetine sunulmuş en güzel uygulaması olabilir. Çünkü müşterilerimize, sevdiklerimize ve hiç bilmediğimiz yerlere en kısa yoldan ulaşmamızı sağlıyorlar. İnsanlık için önemli bir adım ancak, bu uygulamanın geliştirilmesinde çalışan binlerce yazılımcı için belki de sadece kartını okutup her gün yaptığı gibi rutin işine gitmek ve evine dönmekten ibaret bir monotonluk bu.

Sonuç olarak bizler, her ne iş yapıyorsak yapalım büyük resmi görmeye çalıştığımızda Milliyet Emlak’ta 3D ev gezme uygulamasını devreye almak için çaba gösteren her bir çalışan gibi, Elon Musk’ın uzaya araba gönderen mekiğinin paspasını üreten firmanın aşçıbaşısı da insanlık için önemli bir adım atmıştır aslında.

Eğer bir gün, kendinizi yorulmuş ve insanlık için önemi olmayan bir iş yapıyormuş gibi hissederseniz, içinde olduğunuz resimden dışarı çıkıp, resme bir daha bakmayı deneyin. O resimdeki binlerce renkten biri olduğunuzu ve eğer siz olmazsanız, resmin eksik kalacağını göreceksiniz.

Hepimize kolay gelsin.

Kıvanç Yılmaz

Kıvanç Yılmaz

Cogito ergo absurdum es!
Kıvanç Yılmaz

Kıvanç Yılmaz son yazılar (Tümünü görüntüle)

BENZER YAZILAR