Baker Street Soygunu Bölüm II

Baker Street Soygunu Bölüm II

Milliyetemlak.com Saha Satış Müdürü Kıvanç Yılmaz sizin için yazıyor:

Baker Street aslında pek de soygun yapılacak bir yer gibi durmasa da adamlar, 3 Milyon Sterlini indirmişlerdi. Dediğim gibi eğer ilk bölümü hatırlarsanız, 4 adam yakalandı, hatta biri yakalanıp serbest bırakıldı ve tekrar yakalanarak hapse mahkûm oldu. Kira kontratında ismi vardı. Nerenin kira kontratıydı bu, Lloyd Bank’ın emanet kasalarının da bulunduğu ana kasaya giden tünelin çıkışı olan, deri mağazası.

Evet, sadece bu soygunla anmamak gerek Baker Street’i;

Mesela, 16 Ocak 1854 doğumlu,  olayları, gözlem yoluyla çözmeye dayalı bir metodolojisi olan “danışman dedektif” Sherlock da, bu sokakta bankaya birkaç bina uzaklıkta çapraz bloklardan birinde 221B numarada oturuyordu.

Çağını hatta yazarını bile gölgede bırakan bir kahramandı, yaratıcısı Conan Doyle, belli bir zaman sonra Holmes öyküleri dışında tarihi romanlar yazmak istemiş ve “Son Soruşturma” adlı hikâyedeki Holmes’ü en büyük düşmanı Profesör Moriarity’nin öldürülmesini sağlamış, ancak halkın buna tepkisi büyük olunca ve yazar Conan Doyle’un diğer yazıları Holmes kadar başarılı olmayınca, Holmes, yazarı tarafından uygun bir şekilde diriltilmişti. Sherlock Holmes olgusu aslında Baker Street için en büyük gerçeklik haline gelmişti birkaç on yıl içinde, imgesi, 19. yüzyıl Avrupa’sına dair birçok özelliği bünyesinde barındırır.

Bilimsel ve rasyonel yaklaşımı, 1800’lü yıllarda meydana gelen Sanayi Devrimi gibi olayların da dayandığı temellere bağlıdır. İnsan zekâsının ve akıl yürütme yetisinin tüm diğer olgulara üstün geleceği inancı Holmes’un kendi akıl yürütme süreçlerinde kendini gösterir.

Metodik, gelişken ve analitik yöntemleri, tuttuğu sabıka fihristlerinden sahip olduğu derin suç tarihi bilgisine kadar mesleğinin gerektirdiği tüm verileri kapsar.

Aslında soygundan uzaklaşmış gibi görünüyorsak da bu soygunu çözebilecek ( kastettiğim gerçekten çözebilecek ) yegâne kişinin bu işlerden emekli olduğu ve hatta gerçek bile olmadığıdır maalesef.

Ancak yine de dünyada eşine çok ama çok ender rastlanan birkaç kahramandan biridir, Sherlock Holmes. Yazarını aşarak, neredeyse ete kemiğe bürünecek kadar gerçekçileşen.

Öylesine gerçekçi bir hal almıştır ki; Sherlock Holmes maceralarının geçtiği bazı yerlerde Holmes hayranları tarafından konulan kimi heykeller, plaketler bulunmaktadır. (Örneğin Reicenbach şelalesinde böyle bir plaket bulunmaktadır.) Bunlardan en bilineni ise Londra’da 221b Baker Street’te bulunan Sherlock Holmes Müzesidir. Londra’da bulunan bu müze çok ünlüdür ve tamamen Sherlock Holmes’un yazarı tarafından kaleme alındığı şekliyle dekore edilmiştir. Birçok defa soyulmaya çalışılmış olsa da, başarılamamıştır.

Birazdan Baker Street’in Dünya’da ilki başarmış olduğu bir başka konuya da geleceğim ama saat 23:30 sularında, ( Baker Street Çetesi, bu durumu asla gözünden kaçırmamıştır: bu “Kimsesizler Ağı”, dünyanın en iyi işleyen istihbarat teşkilatlarından biriydi, ancak Sherlock emekliye ayrıldıktan sonra, Scotland Yard bu teşkilatı kullanamadı. ) ne diyordum, 23:30 sularında Robert, bizim telsizci Robert, Robert Rowlands, telsizinde yakaladığı bir frekansta, şunları dinliyordu, daha doğrusu dinledikleri içinden polisi arayarak aktardıkları şunlardı: “Çatıda bir adam var ve gözcülük yapıyor. Bir banka soygunu gerçekleşiyor ve adam çatıda erketeye yatmış bekliyor. Hemen sizi aradım, ancak, hayır hayır hangi banka olduğunu bilmiyorum, bunla ilgili bir bilgi yok ama şu an soygun gerçekleşiyor. “

Polis, 10 KM çapa ulaşan bu telsizden duyduğu her şeyi kaydettiğini öğrenince, Robert’in tanımına uyacak bankaları araştırmaya başlar. Telsizin ulaştığı 10 KM çapındaki tüm bankaları kontrol eder, bu yaklaşık 800 banka demektir, ancak Scotland Yard hiç korkmadan işin üzerine atlar. Bu çember içinde hiçbir bankadan gelen bir soygun sinyali yoktur, saat 02:00 sularında, Lloyd Bank’ın önünden bile geçen devriyeler olmasına karşın, Lloyd Bank da dahil hiçbir bankadan sinyal yoktur. Lloyd Bank soyuluyor olduğu halde, ne bir alarm ne sinyal ne bir ses, ne de sada!  Çünkü kasalar ve güvenlik kapıları kapalı olduğunda, çalacak ne bir alarm vardı ne de haber verilecek bir durum. Yani 3 adam hala bankanın içindeyken Polis de onları bankanın dışında aramaktadır ama atalarımızın dediği gibi atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiştir.

Hırsızlar, bankadan £ 1.5m nakit para ile kaçarlar. (2017 : 7,5 m. TL) Ayrıca emanet kasalarında bulunan değerli eşyalar ile birlikte bu tutarın toplamda £ 3m (2017 : 15 m. TL)  olduğuna inanılmaktadır.  Dört küçük mahalleli hırsız için büyük bir para.

Temiz iş…

Ama elbette bir bedeli olacaktı bu işin, en azından birilerine olacaktı. Bölüm III te görüşmek üzere…

Etiketler: , , , ,

Kıvanç Yılmaz

Kıvanç Yılmaz

Cogito ergo absurdum es!
Kıvanç Yılmaz

Kıvanç Yılmaz son yazılar (Tümünü görüntüle)

BENZER YAZILAR