Baker Street Soygunu – Bölüm I

Baker Street Soygunu - Bölüm I

11 Eylül 1971, yaklaşık 20 metre tünel, 3 milyon sterlin, 4 adam ve bir telsiz operatörü.

Bu, uzun ve karışık gibi görünse de çok kısa ve basit bir hikâye. Hepimizin aslında en az bir defa şakacıktan da olsa aklından geçirdiği bir hikâye bu. Basit bir banka soygunu hikâyesi.

Soygunun yapıldığı banka hepimizin bildiği bir banka demek isterdim ama bu yazıyı okuyan çoğumuz Londra’lı değiliz, o yüzden bankanın adına şimdilik ihtiyaç yok. Banka, Baker Street’in bir köşesinde, diğer köşesinde de bir deri mağazası var fakat bu sokak sadece bunlardan ibaret değil. Meşhur Sherlock da bu sokakta. Bankaya biraz uzak olsa da camdan bakınca bankayı görebiliyor ki dünyanın yer altından geçen ilk tren yolu da yine bu sokağın altından geçiyor.

Şimdi; dört adam aslında özel hayatlarındaki hiç kimseye hissettirmeden sadece hafta sonları kazarak, yaklaşık dört aylık bir çalışma sonunda bankanın kasasına yer altından 20 metrelik tünelle ulaşıyorlar ve emanet kasaları dahil ne var ne yok götürüyorlar. O zamanın parasıyla Yaklaşık 3 milyon sterlin sırra kadem basıyor ama anlatılması gereken hikâye bu değil. Anlatılması gereken hikâye bu adamların nasıl yakalandığı hatta bu adamların nasıl yakalanamadığı ya da bu adamların ne saçma ve hatta ne de sapan bir sebepten yakalandığı.

Evet, komik geliyor farkındayım çünkü bu adamlar aslında yakalanmış mı yakalanmamış mı belli bile değil. Birileri ceza çekmiş evet, bunları birazdan anlatacağım ama sevgili Scotland Yard kendi beceriksizliği sebebiyle konuyu kapatma yoluna yıllar önce de gitmişti. Bunu denemişti, ama başarısız oldular ve bu başarısızlığın ardından anında dört adam yakalandı, hem de şak diye yakalandılar,  şaka gibi yakalandılar. Anlamsız üç kişi ve bir de, daha da çok anlamsız bir başkası dördüncü şahıs olarak yakalandı hatta bu dördüncü şahıs önce serbest bırakıldı suçsuz olduğu için, sonra suçlu olduğu için tekrar yakalandı ve 12 yıl hapis yedi çünkü tüneli kazmaya başladıkları deri mağazasının kira kontratında imzası vardı.

Sanırım yeterince basit ve kısa olmadı, peki o zaman en baştan en basit haliyle tane tane anlatayım.

11 Eylül 1971 yılında dört kişi Baker Street’te bulunan Lloyds Bank’a ait bir şubeyi soydular. Bu soygunu bankanın dört bina yanındaki deri mağazasını kiralayıp, hafta sonları yer altından bankaya tünel kazarak gerçekleştirdiler.

Soygunun gerçekleştiği saatlerde, ki bu saatler yaklaşık 23.30 civarıydı, Robert, kendisine birçok defa tembih edilmesine rağmen ruhsatsız telsizini açmış, frekanslarda, polis olayları ya da enteresan herhangi bir şey yakalamak için geziniyordu. Bu yasal değildi, telsiz kullanmak için ruhsatı yoktu, yoktu ama çatıda gözcülük yapan Anthony ile saat 03:00’e  yaklaşırken bankanın emanet kasalarını patlatmaya devam edenlerden Tomas arasındaki telsiz konuşmalarını yakaladı. Bu bir soygundu. Emin olmak için biraz daha dinledi 3-4 dakika kesik kesik, kısa kısa konuştular. Evet, ortada bir banka vardı, evet o banka soyuluyordu hem de son kuruşuna kadar, ama hangi banka, kim soyuyordu, polis neredeydi bunları duyan sadece kendisi miydi?

Bu soruların cevapları biraz zaman olacaktı, işler sarpa sarmış gibiydi…

…devamı haftaya.

 

Kıvanç Yılmaz

Kıvanç Yılmaz

Cogito ergo absurdum es!
Kıvanç Yılmaz

Kıvanç Yılmaz son yazılar (Tümünü görüntüle)

BENZER YAZILAR