71 yaşında inşaatın başında

71 yaşında inşaatın başında

Zeki Celep… İhlas Holding’in inşaattaki amirali. Kendi deyişiyle Babıali’deki 3-4 yıllık serüvenden sonra aldığı askerlik eğitimini yansıtacağı bir iş arayışına yöneldi. O işi 31 yaşında buldu. Sayfayı 43 yaşında kapamayı düşünürken Enver Ören’in çağrısıyla inşaattaki öyküyü İhlas Holding’de devam ettirme kararı aldı. 71 yaşındaki ihtiyar delikanlı şimdi Ispartakule başta olmak üzere yeni projeleri planlıyor


 


İhlas Grubu’nun inşaat operasyonlarını 20 yıldan daha uzun süredir ilgi ile takip ediyoruz. Bu projelerin pek çoğunda yöneticilik yapan Zeki Celep, bu haftaki konuğumuz oldu. 71 yaşında ama, 35-40 yaşa meydan okurcasına dinamik görünüyor. Zeki Celep de çok uzun yıllar sonra onu İhlas Holding’in inşaat işlerinde görevlendirecek Enver Ören gibi, askeri okullarda okumuş. 3-4 yıllık Babıali serüveninin ardından askeri disiplinini yansıtabileceği bir iş alanını, inşaatı seçmiş. Suudi Arabistan macerasının ardından tam da her şey tıkanma noktasına gelirken, Kuleli Askeri Lisesi’nden sınıf arkadaşı olan Enver Ören ‘Gel’ deyince gitmiş. Ve 43 yaşında inşaatta yeniden açtığı bu sayfada İhlas’ın inşaattaki tüm işleriyle özdeşleşecek kadar uzamış. Bu hikaye, yeni örgülerle de ilerleyeceğe benziyor


 


– Sizin hikayeniz nasıl başlıyor?


1939 yılında Sivas Koyulhisar’da doğdum. Babam TEKEL’de yaprak ve tütün ambar memuruydu… Çocukluğumda Anadolu’nun bir çok kentini gezdim. İlkokulu Tokat Erbaa’da bitirdim. Ortaokulu da aynı yerde okudum. Sonra Kuleli Askeri Lisesi’ni kazandım. Ardından Harp Okulu ve daha sonra Tank Okulu. Teğmen olarak orduda göreve başladım. Bu arada Ankara Üniversitesi (ANKARA MI DEĞİL Mİ SOR???) Hukuk Fakültesi’ni dışarıdan bitirdim. Ankara’da Etimesgut’ta, sonra Kars ve Doğu Beyazıt’ta görev yaptım. Ordudan ayrılınca İstanbul’a geldim. Bu arada annem ve babam da İstanbul’a yerleşmişti.


 


BABIALİ’DEKİ 3-4 YILLIK SERÜVEN


– Sonra?


27 yaşındaydım. Ne yapacağıma karar veremiyordum. Yeniden üniversite okumayı bile düşündüm. Sonra vazgeçtim. Hayata atılmaya karar verdim ve kendimi Babıali’de buldum. Babıali maceram 3-4 yıl sürdü. Tan Matbaası’nda müdürlük, Babıali’de Sabah Gazetesi’nde yöneticilik yaptım. Bir süre de yayıncılık işleriyle uğraştım.


Bu işler bana göre değildi. Aradığımı bulamamıştım. İnşaata girmeye karar verdim. Askerlik eğitimi aldığım için iş disiplinim vardı. Bu disiplin ile başaracağıma inanıyordum. İrfan Komandit Şirketi’ni kurduk. Merter, Fatih, Bahçelievler ve Erenköy’de apartmanlar yaptık. Bu işi sevmiştim. Sonra Antalya’ya yerleştim. Orada İtimad Limited Şirketi’ni kurduk. Bir apartman yaparak işe başladık. İller Bankası Bölge Müdürlüğü tesislerini ve Antalya Havalimanı terminal binasını inşa ettik.


 


43 YAŞINDA EMEKLİLİK DÜŞÜNÜRKEN, ENVER ÖREN ÇAĞIRDI


1982’de Suudi Arabistan’dan teklif geldi. Oraya gittim. 11 okul inşa ettik. Orada çok yorulmuştum. İstanbul’a geldim. Kendimi emekliye ayırmayı bile düşünüyordum. Ama olmadı. İyiki de olmadı İhlas Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı, Enver Ören Bey beni çağırdı. Türkiye Gazetesi çalışanları için kooperatif kurduklarını söyledi. Bu kooperatifi idare etmemi istiyordu. Projeyi inceledik. Kooperatif çok rasyonel değildi. Burada proje geliştirmek gerekiyordu. Bunun üzerine hemen kolları sıvadık.  Bundan sonra hedefleri Enver Bey verdi. Konut dedi, konut yaptık, iş yeri dedi, TV stüdyosu dedi, hastane dedi, okul, eğitim kampüsü dedi… Ne dediyse onu yapmaya, gösterdiği hedeflere ulaşmaya çalıştık.


 


– İhlas Yuva Konutları’ndan bahsedeceksiniz galiba…


Evet buraya 1.000 konut inşa ettik. O tarihte, Emlak Bankası dışında İstanbul’da inşa edilen en büyük siteydi. 1990’da başladık, 22 ayda bitirdik. Herkes bu kadar hızlı bittiğine şaşırdı. İstanbul’da doğalgazın kullanıldığı ilk siteydi. Biz başvuru yapıncaya kadar İGDAŞ’ın 190 abonesi vardı. İhlas Yuva ile abone sayısı 1.190’a çıktı. Tek siteyle abone sayısını altıya katladılar.


İhlas Yuva Sitesi enteresandır. İstanbul’un ilk doğalgazlı, ilk kombi kat kaloriferli, ilk panel kapılı sitesidir.


 


YOĞUŞMALI KOMBİYE FRANSA İZİN VERMEDİ


O zamanlar Türkiye’de kombi yok. Fransa’dan ithal ettik. Üstelik yoğuşmalı kombi ithal etmek istemiştik. Fakat Avrupa dışına ihracatı yasak olduğu için Fransızlar izin vermedi…


İstanbul’da gerçek anlamlı ilk izolasyonlu site de orasıdır. Şimdiki Blue Safe’in (bir yalıtım sistemi markası) ilk yalıtımı burada yapıldı. Amerikan panel kapı da ilk burada uygulandı. Ayrıca o tarihe kadar İstanbul’da yapılan en hızlı siteydi. 1.000 konutu 22 ayda bitirmek neredeyse imkânsız gibi bir şeydi… Bir taraftan ilkleri gerçekleştiriyorduk diğer taraftan da hızlı yapıyorduk. Şimdi ise 1.000 konutu 22 ayda bitirsek geç kalmış olacağız…


Bu arada Türkiye Gazetesi Ticaret Lisesi’nin inşaatına başladık. Diğer taraftan da İhlas Holding’in merkez binasının projesi üzerine çalışıyorduk. Projeyi bitirmemiz 5 yıl sürdü. İnşaatına 1995’te başladık. 2000 yılında bitirdik. 17 bin metrekare arsada 80 bin metrekare toplam inşaat alanı var… Şimdi bir anlam ifade etmiyor. Yapıldığı dönemde toplam inşaat alanı açısından İstanbul’un en büyük binalarından biriydi.


 


– Toplu konut işlerini aksattınız mı?


Hiç aksatır mıyız?.. Bir taraftan da o işlere devam ettik. Enver Bey bize sürekli yeni hedefler gösteriyor ve bizi daha ileri teknoloji kullanmaya teşvik ediyordu. 1994’te 2 bin 850 daire ve 134 villadan oluşan Marmara Evleri birinci etaba başladık. 1997’de 2 bin 200 konutluk İkinci etaba… Aynı dönemde 35 bin devremülkten oluşan 1.600 dairelik Kuzuluk Kaplıcaları’nı yaptık… 37 bin devremülkten oluşan Armutlu Tatil Köyü’nü yaptık. 650 villalık Güzelşehir projesini hayata geçirdik.


 


ISPARTAKULE’DE 2 PROJE DAHA YAPACAĞIZ


– Sonra TOKİ ile iş yapmaya başladınız?


Evet hasılat paylaşımı işleri başlayınca bu alanda yoğunlaştık. Ispartakule’de 720 konutluk Bizimevler projesinin birinci etabını yaptık ve sattık. Şimdi 522 konutluk ikinci etabı yapıyoruz.


Hasılat paylaşımı modeliyle inşaallah Ispartakule’de iki proje daha yapacağız. 700 ve 900 konutluk iki projede ayrıca ticari üniteleri de olacak.


Her alıcının hayali başkadır. Kimileri, halk tabiri ile başını sokacak , barınacak bir ev arar, kimileri otel hizmeti verecek arı kovanı gibi bir blokta, 200-300 daireli projeleri tercih eder. Ama çoğunluk ailesi için, çocuklarını yetiştireceği, oğlunu evlendireceği, kızını gelin edeceği, unutulmaz yıllar yaşayacağı, güzel hatıralar bırakacağı, bir ömür geçireceği bir sitede ev sahibi olmak ister. Bu noktada kalite ve güven büyük önem kazanır. İnsanların güvenini kazanırsanız, kaliteden ayrılmazsanız, güzel şeyler yaparsanız, her zaman satarsınız. Krizler size uğramadan geçer gider.


 


– Hep Avrupa yakasındasınız, gündeminizde Anadolu yakası da yok mu?


Var… Arsa arıyoruz. Uygun bir arsa bulursak bu yıl Anadolu yakasında bir proje yapmayı düşünüyoruz. İnşaatta daha da büyümeyi hedefliyoruz. bütün çalışmamız bu yönde…


 


ÇEVRE İHMAL EDİLİYOR, BİZİM 15 YIL ÖNCE YAPTIĞIMIZ PROJELER BUGÜN ORMAN GİBİ…


– İnşaatta 40. yılı dolduruyorsunuz? Değişimi ve gelişimi nasıl buluyorsunuz?


Son dönemdeki konut atağında işin sosyal ve çevre kısmı ihmal ediliyor. Bunun ihmal edilmemesi gerekiyor. Biz elimizden geldiğince özen gösteriyoruz. Herkesin buna özen göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Bizim Evler’de 5 bin ağaç, 15 bin süs bitkisi ve çalı diktik. Çalı diyorsam yanılmayın, gül bile çalı sayılıyor… Bundan 10-15 yıl önce yaptığımız Marmara Evleri bugün orman gibi. Biz bir yerde inşaata başlamadan önce ağaç ve bitkiler için önemli olan bitkisel toprağın tamamını bir köşeye stok ediyoruz. Bu tarımsal açıdan önemli bir toprak… İnşaatı bitirdikten sonra bu toprağı tekrar rekreasyon alanlarına ve bahçelere seriyoruz. Ne dikerseniz birkaç sene içerisinde yeşeriyor, fışkırıyor…


Bitki ve ağaçlar bir sitenin bir projenin makyaj ve mücevherleridir… Gerçek değeri onlarla ortaya çıkıyor. Kimse hatır için ev almaz. Ev, insanların hayatı boyunca yapacağı en büyük alımdır. Kalite ve güven işin en önemli kısmıdır. Biz işi para kazanmak veya değer ortaya çıkarmak olarak algılamıyoruz… İnsanların mutlu olacağı yaşarken huzur alacağı mekanlar ortaya çıkarmayı öncelikli hedef edindik. Bizim için en önemli hedef budur.



 


– Bir gününüz nasıl geçiyor?


Sabahları 06.00’da güne başlıyorum. 09.00’da ofiste oluyorum. Gerektiği zamanlarda dışarıya çıkıyorum. Akşam en erken 19.00’da ofisten ayrılıyorum…



 


– Herkese çocuklarını soruyorum ama size torunlarınızı soracağım…


Allah bağışlasın 2 çocuğum 2 torunum var…


Tebernüş Kireçci



Etiketler: , , ,

Milliyet Emlak
Takip Et

Milliyet Emlak

Milliyet Emlak Dergi; sektörel haberlerden dekorasyon haberlerine, galerilerden magazin haberlerine kadar pek çok içeriği bir arada bulabileceğiniz bütünleyici bir platformdur.
Milliyet Emlak
Takip Et
BENZER YAZILAR