5 krize hazırlıklı girdim, 5’inde de büyüdüm

5 krize hazırlıklı girdim, 5'inde de büyüdüm

Gayrimenkul patronlarıyla yaptığımız söyleşilerde hem onların gelecek planlarını vermeye çalıştık, ama ille de bilinmeyen yönlerini ortaya koymayı eksen aldık.  Fi-Yapı’nın patronu Fikret İnan ile de kelimenin tam anlamıyla böyle bir söyleşi gerçekleştirdik. Babası bir keresteci. Robert Koleji Mezunu. Bir şair… Şairliğiyle hesap kitap işlerini birbirine bulaştırmıyor Şimdiye kadar 4 kitabı yayınlandı. 3.5 milyon metrekare arazisi var. İşadamlığı yaparken, belediyecilik de yaptı. Sonra akaryakıt işine bulaştı. 5 krizde de büyüdü. Çünkü, Türkiye’nin en azından 7yılda bir krize tutulduğunu biliyordu




-Sizin hikayeniz nasıl başlıyor?


1965 yılında Erzincan’da doğdum. Çocukluğumun 4 yaşına kadarki kısmı Erzincan’da geçti. Babamın kereste fabrikası vardı. Kereste ticareti ile uğraşırdı. 1969 yılında babam Bedrettin İnan, daha iyi bir öğrenim görelim diye İstanbul’a gelme kararı aldı. Böylece İstanbul’a geldik. 4. sınıfa kadar Maçka İlkokulu’na devam ettim. Şişli Terakki’den mezun oldum. Ardından Robert Kolej, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve iş hayatı.



1.000 DÜKKAN HEDEFİNİ 2’YE KATLADI


– İnşaata nasıl başladınız?


Bu biraz uzun hikaye. Amcalarım Alaattin ve Bahattin İnan İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık mezunu. Onlar okuldan sonra İstanbul’da kalmışlar. İnanlar İnşaat’ı onlar kurmuşlardı.  Bu açıdan baktığımızda 45 yıllık mazimiz var. Tahtakale, Aksaray, Beyazıt, Sultanhamam gibi dönemin en önemli ticaret merkezinde işhanları yapıp satarlardı. Çok az da konut yaparlardı.


Okuldan mezun olduğum 1990’a kadar şirket bir noktaya gelmişti. Hızlı bir şekilde işleri büyüttüm. Aynı anda 17 projeye başladım hepsi Eminönü-Fatih bölgesinde. Babam 1969’da İstanbul’a gelirken 1.000 dükkan yapmayı hedeflemişti. 1990’da okulu bitirdiğimde başladığım projelerde 2 bin 200 dükkan yapıyordum. Babam vefat edinceye kadar hep bununla övündü.



CEM BOYNER, HER ELBİSE ALANLA GÖRÜŞMEZ AMA BİZ…


– Sektör olarak inşaatı nasıl değerlendiriyorsunuz?


Zor iş. Ciddi konsantrasyon ve ilgi gerektiriyor. Fazla geliştirilmeye müsait değil. Bir inşaatçı için yüzde 20-25 gelir, iyi bir kazançtır. Bunun yüzde 10-15’i enfasyonla erir. Geriye kalan yüzde 10’dur inşaatçıya kalan. Zaten sektörde 10 yılda bir oyuncular değişiyor. Özellikle de büyük oyuncular. Patron erkil. Kurumsallaşmak çok zor. Her bir inşaat, bir fabrika kurmaya benziyor. Ortalama bir sanayici, ömrü boyunca 3-5 fabrika kurar. Bir inşaatçı ise 40-50 proje yapar. Satmak da zor. Mal alan müşterinin yarısından fazlası patronla görüşmek ister. Özellikle de pahalı gayrimenkullerde. Mesela Cem Boyner’in, Boyner Mağazaları’ndan  takım elbise alan herkesle görüşmesi fiziken mümkün değil.  Ama bizim neredeyse ev alan herkesle görüşmemiz gerekiyor. Böyle olunca da haliyle yorucu oluyor.



– İnşaatta en hızlı büyüyen patronlardan birisisiniz. Nasıl sağladınız bu?


Beni hep krizler büyüttü. 1991, 1994, 1999, 2001 ve 2008… 1991 Körfez krizinde Aksaray ve Laleli’ye yerleşmek isteyen Tahtakale, Sultanhaman esnafına dükkan satıyordum.  1994 krizine dolarla girdim. Dolar iyi prim yaptı. 1999 depreminde satılmayı bekleyen evlerim vardı. Hepsi hızlı şekilde satıldı. Deprem sonrası arsa ve arazi fiyatları dip yapmıştı. Evleri sattıkça arsa ve arazi aldım. 2001 krizinden sonra da arsa ve arazi alımını sürdürdüm. 2008 krizini zaten bekliyordum. 7 yılda bir krizlerin olduğu bilinen bir gerçek. Hesabı ona göre yapmıştım. Güçlü nakitle girdim.  İşinizi düzgün yaparsanız ve finansal açıdan hata yapmazsanız hızlı büyürsünüz ve büyüklüğünüzü korursunuz.



SEÇİM SAKAL KESMEK GİBİDİR, SONRA GÜRLEŞİR


– Piyasaların geleceğini nasıl görüyorsunuz?


Gayet iyi. 2009’un ikinci çeyreğinde başlayan canlanma 2012’de pik yapar. 2015’te durgunluk olur. 2012’deki pikin nasıl olduğu önemli. Sert pik yaparsa sert düşer. Yavaş pik yaparsa yavaş düşer…



-Önümüzde bir seçim var. Seçim olduğunu düşünürsek biraz fazla iyimser değil misiniz?


Seçim dönemleri tıraş gibidir. Sakalı keserseniz gürleşir. Seçimlerde piyasaları biraz yavaşlatıyor. Ama sonradan açıldığı zaman piyasalar fazlasıyla telafi ediyor.



ÜLKER İLE FLÖRTE DEVAM


– Ülker ile uzun yıllar flört ettiniz. İlişkiler ne aşamada…


Devam ediyor. Şimdiye kadar 200 kalem iş yaptık. İnşaatlarını yaptım. Arsa aldım. Arsa sattım.  Yenibosna’da nisan ayında açacağımız toplam 135 bin metrekare alanlı bir Starcity Outlet AVM var. Burada Yıldız Holding ve Boyner ile ortağız.



-2010’da neler var?


Çintemani’yi satışa çıkaracağız. 150 bin metrekare alanlı. Projesini Hakan Kıran çizdi. İsim babası da o… 600 milyon TL’lik proje. Sarıyer’deki 80 konutluk Teras Bahçe’nin satışını tamamlayacağız. 35 milyon TL ciro getirisi olacak. Kartal Uğur Mumcu’da 150 konutluk projeye başlayacağız. 40 milyon TL civarında gelir bekliyoruz. Piyasa koşullarına bağlı. Güzelce ve Akfırat’ta villa projelerine başlayabiliriz.



‘İSTANBUL PARİS’LE YARIŞACAK, BİRDE ARAPLARIN ÖNÜNÜ AÇSAK’


– İstanbul’da arz fazlası olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Siz katılıyor musunuz buna?


Sorun imar planlarından kaynaklanıyor. İstanbul’da Gebze ile Silivri arasındaki alanda gelecek 20 yılda 25 milyon kişi yaşacak. Bunun 5 milyonu yabancı olacak. Bugünkü nüfus 12 ile 14 milyon arasında değişiyor. Bu durumda arz fazlasına meydan vermemek için imar planlarını bugünden yapmanız, imar planlarında, konut projesinde vurkaçı bitirmeniz gerekiyor



– İstanbul’a 5 milyon yabancı biraz fazla değil mi?


Hayır.  İstanbul tüm bölgenin sağlık, finans, ulaşım ve eğitim merkezi haline geliyor. Tüm dünyada havayolu şirketleri küçülüyor. THY ise büyüyor. Bunun nedeni İstanbul’un aldığı göç ve etkileşim. Bunun sonucu olarak uzun vadede İstanbul’da emlak fiyatları, Londra, New York, Paris gibi kentlerle aynı seviyelere gelecek.


Türkiye’nin petrolü yok. Ama gayrimenkul Türkiye açısından kıymetinde. İspanya’da Arapların aldığı gayrimenkullerin toplamı 400 milyar euro civarında. Araplar Türkiye’ye İspanya’dan daha fazla ilgi duyuyor. Ama bir türlü bir yasal düzenlemeleri yapıp Arapları İstanbul’a çekemiyoruz. Çekmeyi başarsak ekonomimiz düzelecek. İstihdam yaratacaklar, biz onlardan vergi alacağız. Yani nereden bakarsanız bakın yarar getirecek.



3.5 MİLYON METREKARE ARAZİSİ VAR


– Bir de arsa ve arazi yatırımlarınız var. Kaç milyon metrekare oldu?


Biraz çok.


– Ne kadar çok? 10 milyon metrekareyi buldu mu?


Yok bulacak. Şimdilik 3 milyon 500 bin metrekare.


– Genelde nerede?


İstanbul’un gelişme akslarında. Güzelce, Akfırat, Dursunköy ve Silivri’de.



4 ŞİİR KİTABI VAR AMA İŞTE ROMANTİK DEĞİL


– Birçok şeyle uğraşıyorsunuz. Bir ara belediyecilik de yaptınız…


Evet Eminönü Belediyesi’nde 2000-2001 yılları arasında 8 ay teknik işlerden sorumlu başkan yardımcılığı yaptım. Öncesinde belediye meclis üyeliği, encümen üyeliği de yapmıştım.  İnşaatçılığın masanın öbür tarafından nasıl göründüğünü merak ediyordum. Bu işe girişim iyi de oldu. Kendimi geliştirme noktasında bana katkısı büyük. Siyasetten öğrendiğim şu: İşadamları siyasete bulaşmamalı. Siyaseti, siyasetçilere bırakmalı.



– Bir de şair yönünüz var…


Evet şimdiye kadar 4 şiir kitabım çıktı. Bir taraftan inşaat yapıyorum. Diğer taraftan şiire devam ediyorum. Şairlik ayrı bir şey. Bazen aylarca hiçbir şey yazmıyorum. Sonra bir dönem geliyor, 15-20 şiir yazdığım oluyor.



– Peki genelde hangi dönemler geliyor? İşlerin iyi olduğu dönemlerde mi, yoksa kriz dönemlerinde mi?


O pek belli olmuyor… Şiirin ve ilhamın öyle piyasalarla pek ilgisi yok.


Bir arada akaryakıt istasyonu merakınız vardı.


O devam etmiyor. Alıp sattım. Elimden geçen 10 kadar var. Ama bıraktım. Eski kazançlar yok.



– Niye bu kadar farklı işlerle uğraşıyorsunuz?


Ben otel de yapıp sattım. Arsalara da iyi para veren olursa satıyorum. Benim işim ticaret. Ama inşaatta uzun soluklu olmak istiyorsanız ve gelecek krizlerde ayakta durmayı planlıyorsanız  portföyünüz çok sağlam olmalı. Varlığınızın yüzde 10’u kira getiren gayrimenkullerden oluşmalı. Akaryakıt istasyonları ve otelleri bu açıdan düşündüm. Ayrıca bir inşaatçının servet sermayesinin yüzde 30’arlık dağılımında uzun vadeli arazi yatırımları, kısa vadeli arsa yatırımları ve inşaat yatırımları yer almalı. Yatırımında bu dörtlünün dağılımını yapamayan müteahhit maraton koşamaz.



  Bir gününüz nasıl geçiyor?


Sabahları 06.30’da kalkıyorum. 07.15’te ofisteyim. Kahvaltıyı ofiste yapıyorum. Akşam 21.00’e kadar toplantılarla ve işlerle geçiyor. Hafta sonu cumartesi günleri de saat 15.00’e kadar çalışıyorum. Pazar gününü çocuklarıma ayırıyorum. Onlarla beraber bazen şantiyelere gidiyoruz, bazen arazilere. İşlerle ilgilenmiyorum.



– Çocuklarınız?


En büyüğü Nazlı 14 yaşında. Işık Lisesi 8. sınıfta. Aslı ise 13 yaşında Doğa Koleji’nde 7. sınıfa gidiyor.  Nesli 11 yaşında. Işık Lisesi’nde ve 5. sınıf öğrencisi.  En küçüğümüz Merve ise 7 yaşında ve Koç Lisesi 1. sınıfta.



Tebernüş Kireçci



Etiketler: , ,

Milliyet Emlak
Takip Et

Milliyet Emlak

Milliyet Emlak Dergi; sektörel haberlerden dekorasyon haberlerine, galerilerden magazin haberlerine kadar pek çok içeriği bir arada bulabileceğiniz bütünleyici bir platformdur.
Milliyet Emlak
Takip Et
BENZER YAZILAR