Yaşam temposu öyle arttı ki buna bağlı olarak şehrin gürültüsü, trafik ve stres büyük kentlerin kaderi oldu. Huzuru ve sesizliği yuvalarında yaşamak isteyen insanlar metropoller içinde bunu yakalayamayınca bir kısmı merkezden uzaklaşıp doğa ile iç içe bir yaşam kurdu.
Fakat bu seferde mesafeler ve şehrin sosyal imkânlarından uzaklaşmak sorun oldu, velhasıl ne şehrin içinde mutlu oldular nede dışında...
Yeniçalışmamızı tasarlarken yer seçiminin ne kadar önemli olduğunu biliyorduk. Mimari projelerden ve detaylardan önce esas çıkış noktamızı belirlemiştik.
Şehrin merkezine yakın ama şehrin gürültüsünden uzak...
Meskenin yalnızca barınma ihtiyaçlarından oluşmadığını, teknolojik donanımların ve en yeni malzemelerin insanı mutlu etmeğe yetmediğini fark ederek, sizlerin yerine kendimizi koyduk.
Ve bir yuva hayal ettik...
Tıpkı masallardaki gibi
Şehrin Nar’ını (ateşini) körfezde söndürdük,
Gürültüsünü imbat esintisiyle sildik,
Sizinle bir seyir alemine yükseldik ve bir tepeden baktık
Canım İZMİR’e,
Biraz bencildik belki de ama
Yalnızca güzel yüzünü katmak istedik projemize...
Seyr-i Nar Residence