Türkiye Cumhuriyetli Olmak Bir Ayrıcalıktır

Türkiye Cumhuriyetli Olmak Bir Ayrıcalıktır

Gayrimenkul sektörünün öne çıkan isimlerinden Hakan Erilkun sizler için yazıyor.

Bugünki Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ, emlak sektöründe bir dönüm noktası olacak. Türkiye’den belli bir limitin üzerinde gayrimenkul alımı yapanlara vatandaşlık verilmesi ile hem ekonomide döviz girişi ile likidite dengesi sağlanacak hem de emlak sektöründe büyük montanlı satışlara olan talep artırılacak.

Elbette bunu iki açıdan değerlendirmek, olaya geniş perspektiften bakmak gerekir ama öncesinde uygulama detaylarını paylaşmak isterim. Bu uygulama ile Türkiye’de en az 2.000.000 USD tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirdiği Bakanlık tarafından tespit edilen yada en az 1.000.000 USD tutarında gayrimenkul alımı yaptığını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na beyan eden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Türkiye’de en az 100 (yüz) kişilik istihdam sağladığını tespit ettiren veya 3.000.000 USD tutarındaki mevduat yatırımını /devlet borçlanma araçlarını en az 3 (üç) yıl süresince Türkiye’de tutanlara TC vatandaşlığı veriliyor. Bahse konu uygulama Amerika’dan İngiltere’ye, Portekiz’den Yunanistan’a kadar pek çok ülkede yapılıyor.

Bizim ekonomimizin de desteğe en çok ihtiyacı olan bu dönemde minimum 3 (üç) yıl sınırlaması ile hayata geçirilmesi olumlu etkiler yapacaktır. Bir defa döviz girdisi sağlayacağı, likit dengesine katkıda bulunacağı ve sektörel açıdan özellikle büyük montanlı, nitelikli gayrimenkul satışlarının önünü açacağı açıktır. Ancak unutmayalım ki diğer ülkelerdeki uygulamalarda vatandaşlık hakkı alabilmek için alımlarda sadece süre ve miktar değil pek çok kriter aranıyor. Bir başka ifadeyle olaya sadece maddi açıdan yaklaşmamak gerekir.

Hele hele toplumsal ve siyasi açıdan son derece karmaşık olayların cereyan ettiği, bırakınız anayasayı yönetim biçiminin bile kökten değiştirilmesinin gündemde olduğu ülkemizde sadece belli bir maddi koşul ve 3 (yıl) süresi vatandaşlık alımı için yeterli olmamalıdır. Nitekim bu asgari koşullar diğer ülkelerde ilk etapta yalnızca oturum hakkı kazandırmakta, tebaaya geçiş için uzun yıllara yayılan şartlar öngörülmektedir. Bizim ülkemizde de bu çok yararlı uygulamanın dierekt vatandaşlıkla bağdaştırılması yanlıştır.

Kısa vadede sektörel açıdan ve ekonomi açısından yararlı olsa bile telafisi olmayan yıkıcı sonuçları beraberinde getirebilir. Kaldı ki bu uygulamayı hayata geçiren ülkelerde otokontrol sisteminin çok kuvvetli olduğunu göz önüne almak gerekir. Uygulamayı hayata bu denli katı şekilde geçirebilmelerinin nedeni budur. Aksi takdirde sadece süre ve bedelle ekonomik açıdan düşünülerek hayata geçirildiğinde bu uygulamanın onulmaz sonuçları doğacaktır.

İşte bu nedenle her uygulamanın titizlikle değerlendirildiği, görüşe sunulduktan sonra hayata geçirilmesinin önemini vurguluyorum. Bir gecede çıkan uygulamalar bir ömür düzelemeyecek sıkıntılar yaşanmasına neden olur. Afganistan’da yıllardır süregelen çatışmaların ve karanlık tabloda bu uygulamaların etkisi olduğu yadsınamaz.

Bu ülkenin aynı uygulamayı gereken tedbirleri almadan hayata geçirmesinin sonuçlarına katlanmak zorunda kaldığını unutmayalım. Gelecekteki günlerin ülkemiz adına çok daha umutlu olmasını diler, saygılarımı sunarım.

Hakan Erilkun

Hakan Erilkun

Gayrimenkul sektörünün öne çıkan isimlerinden Hakan Erilkun sizler için yazıyor.
Hakan Erilkun
BENZER YAZILAR